Candan Erçetin – Kırık Kalpler Durağında Google

Candan Erçetin – Kırık Kalpler Durağında

candanercetin kirikkalpler150 Candan Erçetin   Kırık Kalpler DurağındaHazırım, Sevdim Sevilmedim, Çapkın, Oyalama Artık, Elbette, Unut Sevme, Neden, Melek, Aman Doktor” albümleri ile Türkiye’nin en iyi sanatçıları arasında yer alan Candan Erçetin’in yeni albümü “Kırık Kalpler Durağında“, 16 Aralık 2009 Tarihi itibariyle “Pasaj Müzik” etiketi ile tüm müzik marketlerde yerini aldı

Candan Erçetin; 10 Şubat 1963′te Anne, Priştina, baba Üsküp’lü, Arnavut göçmeni bir ailenin kızı olarak Kırklareli’de dünyaya geldi. İlkokulu Kırklareli’nde bitirdi. Erçetin, 11 yaşında  İstanbul’da burs sınavına katıldı ve Galatasaray Lisesi’ni kazandı. 11 yaşında ailesinden ayrıldı. 1989′lu yıllarda Fransız Chanson’u ile tanıştı. 1978′de İstanbul Belediyesi Şan Okulu’na gitti ve şan dersleri aldı. 1986′da Norveç, Oslo’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’n da Türkiye’yi Klips ve Onlar grubu bünyesinde Halley şarkısını seslendirerek temsil etti ve grup Türkiye’nin o zamana kadar ki en iyi derecesini elde etti.

Albüm yorumum:
             Nedense sustumla başlayan cümlenin altını dolduran, her bir şarkıda başka bir pencereyle hayata baktıran bir albüm olmuş…
Uzun bir aradan sonra yeniden söylemeye karar vermiş ki iyi ki de bu kararı varmiş. Tadı damakta kalan şarkılarla harika bir albüm çıkartmış, çok beğendim ve anlatmadan geçemedim…
             Kırık kalpler durağında demiş evvela, derinden gelen sesle ah çekmiş, bitsin istemiş bu yaşayamamışlık, gitmesini istemiş, çekeceği her şeye rağmen onsuzlukta kaybolacağı dünya telaşına rağmen, yalvaramam git demiş, iç sesleri yıkılacaksın derken, o yalvaramam git demiş, kadere sitem etmiş, gözlerinden yol bulmuş, unutma beni, unutama beni demiş, unutulmaktan korkmuş ama unutursun da demiş, bahar benden gelir, sen varsan harika olur ama ben varsam bahar demiş…
             Velhasıl albümü ben beğendim dinlemenizi tavsiye ederim..
             Albüm tanıtımı da harika görmek isterseniz:

             http://www.candanercetin.com.tr

  1. Kırık Kalpler Durağında” (söz-müzik:Candan Erçetin)
  2. Git” (söz:Cemal Safi, müzik:Candan Erçetin)
  3. Kader” (söz-müzik:Candan Erçetin)
  4. Unutama Beni” (söz-müzik: Şemi Diriker)
  5. Vallahi” (söz:Candan Erçetin, müzik:Candan Erçetin & Alper Erinç)
  6. Yalvaramam” (söz:Candan Erçetin, müzik:Santander & Flavio)
  7. Gözler” (söz:Candan Erçetin, müzik:Candan Erçetin & Alper Erinç)
  8. Türkü” (söz:Neyzen Tevfik & Ömer Hayyam, müzik:Candan Erçetin)
  9. Vay Halime” (söz:Candan Erçetin, müzik:anonim)
  10. Unutursun” (söz-müzik:Candan Erçetin)
  11. Bahar” (söz:Ayşe Kulin, müzik:Candan Erçetin)
  12. Kimin Doğrusu” (söz:Candan Erçetin, müzik:Nurettin Irmak)
  13. Özür Dilerim” (söz:Candan Erçetin, müzik:Mustafa Süder)
  14. Nedense Sustum” (söz:Sinan, müzik:Candan Erçetin & Alper Erinç)
  15. Ben Kimim” (söz-müzik:Candan Erçetin)
  16. Ninni” (söz:Aylin Atalay & Candan Erçetin & anonim, müzik:anonim)

Albümü online olarak buradan dinleyebilir ve indirebilirsiniz
     

FARLUTAL 5 MG 12 TABLET Metroksiprogesteron Asetat Google

Fonksiyonel metroraji, sekonder amenore ve endometriozda endikedir. Preparatın flakon formu daha ziyade hormono duyarlı kanserlerin palyatif tedavisinde kullanılır.

Ödem, deri döküntüsü, memede duyarlılık artışı, adet kanamasında değişiklik, amenore, kilo değişimi, kolestatik sarılık, sinirlilik, yorgunluk, akne, depresyon ve insomnia gibi yan etkiler görülebilir.

Lakap – Mim Zamazingosu Google

Lakap – Mim Zamazingosu

lakap

Tam Bir Blog’daki ilk mimim… Blogumun sorunları bitmiyor zaten şu aralar temamla problemlerim var. Neyse konuya girmeden dağıtmayalım.
Bana nedense pek takılmamıştır lakap. En son gitar hocamızın bir arkadaşa ıssız adam, bana da sessiz adam dediği aklımda…
İnsanı yerin dibine sokmadıkça hiç bir sorun teşkil etmiyor fakat işin içine biraz iğneleyici, küçük düşürücü kelimeler de girince insanı çileden çıkarıyor bu yakıştırmalar.

Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi ‘olmadık-kötü lakaplarla’ çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir. (Hucurat Suresi, 11)

Bana lakap takılmadığına göre, Trabzon’da takılan en yaygın 350 lakabı sizlerle paylaşayım dedim:
“külekbaş ali, uzunşase osman, ayı mehmet, dozer cemil, fil hüseyin, telefon ahmet, ingiliz yaşar, topluiğne osman, sülük ismail, pırasabıyık ali, tahtabacak muzaffer, kuş meryem, tank ismail, portatif haluk, anten ahmet, tencerebaşlı kel sami, kulak ali, pembe fadime, bıyıklı asiye, çolak idris, parmaksız nazım, tersbacak zehra, tekkanat ismail, kambur ahmet, kör cemil, bisiklet yusuf, ford osman, patapat süleyman, pilli erol, pire yılmaz, zilli osman, güveç ibrahim, lapacı fadime, lelipop servet, makarna mehmet, cıkcık sabire, annaymisun (anlıyor musun?) nihat, şabayim (şey yapayım) gülizar, sidikçi ahmet, netcuk (ne edeceğiz?) hasan, briyantin enver, foter osman, kasap murat, kont fahri, prens muttalip, berbat niyazi, panço mehmet, süslü osman, ringo kazım, gargara asiye, geveze halil, lavlav mustafa, imam kenan, gavur yusuf, rus mehmet, akrep celal, bulaşık ahmet, çete salih, kanser osman, muzuk veysel, aksi nihat… gudukli ahmet, piç yakup, çamur şevket, iblis metin, köstebek niyazi, pislik zeki, çatal ayşe, maraz ali, yanuk nihat, cameş ali, avanta kemal, kelebek ercan, ballıbakla kemal, jandarma fadime, müftü remziye, çorbacı ahmet, kainat mehmet, pamukdede kadir, azrail ali, buzak hasan, hostes ali, iğneci ahmet, lokmanhekim ahmet, mobil osman, muamele zeki, sellektör sinan, sıfırcı behiye, düttürü ismail, kıvırzıvır ibrahim, gama hasan, guduk reyhan, karga kenan, kılıç yusuf, tabanca temel”
Ekşi sözlükten alıntıdır.

Benim mim pek olmadı ama Tolga’ya ayıp olmasın diye yazdım, gece gece bana iş çıkardı:) Şaka bir yana, saolsun düşünmüş beni…
Bende bu dalgayı Bir Fikir Ver ya da yeni blogu benim kalemim‘e, Ahkam Defterine, Bir Damla Su‘ya ve mimlenmek isteyen tüm arkadaşlara paslıyorum….

-http://tambirblog.blogspot.com/

Dünyanın En Zor Oyunu ve Çözümü Google

Dünyanın En Zor Oyunu ve Çözümü

world hardest game lvl1 small Dünyanın En Zor Oyunu ve ÇözümüDün canım çok sıkılmıştı. Google’a aklıma gelen her şeyi yazıyordum Bir ara “Worlds Hardest Game” yazdım. Karşıma dünyanın en zor oyunu diye adlandırılmış bir oyun çıktı. Uzun uğraşlarım sonucu 10. leveline kadar gelebildiğim oyun 30 levelden oluşuyor.
Amacımız kırmızı kareyi hareket ettirerek sarı daireleri alıp yeşil alanlara ulaşabilmek. Fakat kesinlikle mavi dairelere değmek yok. Dikkat, sabır ve el çabukluğu gerektiren bu oyunun bağımlısı olacaksınız:))

Dünyanın en zor oyununu oyna:



İşte oyunun çözüm videosu:

Googledan gelenler

Blogger Navbar Kaldırma Google

Blogger Navbar Kaldırma

blogger navbar kaldırmaSizlere navbar kaldırma konusunda yardımcı olacağım. Bir çok blogspot kullanıcısının bu yöntemi kullanıyor.
Daha fazla görmek istemiyorsanız navbarı blogunuzda yapmanız gereken şey aşağıdaki adımı uygulamak… -http://tambirblog.blogspot.com/

Yerleşim—–>>>Html’yi Düzenle dedikten sonra
<head>
<b:skin><![CDATA[

kodundan sonra ( yukarıdaki kodu bulamadıysanız ]]></b:skin> bu koddan önce aşağıdaki kodu yapıştırabilirsiniz.)

#navbar-iframe {
height:0px;
visibility:hidden;
display:none;
}

kodunu yapıştırıyoruz ve önizleme yaparak bir sorun yoksa kaydediyoruz. Artık navbarla işimiz kalmadı...
Eğer herhangi bir sorun olup çalışmadıysa aşağıdaki kodu deneyebilirsiniz...

#navbar #Navbar1 iframe {
display:none;
visibility:none;

}

/* http://tambirblog.blogspot.com/
----------------------------------------------- */
div.navbar {
opacity:0.0;
display:none;

}

Googledan gelenler

Thomas Emerson – Secrets Of Success Of Entrepreneurs Google

Boğaziçi Endüstri öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Kaylan ve Intekno şirketi kurucusu Halil Kulluk birlikte bugün girişimcilik ve yenişimle (inovasyon) ilgili esinlendiren, girişimciler için çok yararlı bir çalıştay düzenlediler.

Ana konuşmacı Carnegie Mellon’dan Dr. Thomas Emerson’du. Çalıştayın son bölümünde Halil Kulluk da “Ol Hareket Bul Bereket” başlıklı konuşmasında, Mesnevi’den yaptığı okumalara, girişimcilik bakış açısıyla özgün bir yorum getirdi.

Emerson iş hayatında 3 şirket kurmuş. Kurumsal müşteri hizmetlerinin sıklıkla kullandığı etkileşimli telefon sistemlerini Emerson icat etmiş ve ticari bir ürün haline getirmiş. Seminer sırasında aldığım notların ham hali:

Thomas Emerson – Secrets Of Success As Of Entrepreneur

bu dersi genelde carnegie mellondaki öğrencilere giriş seviyesinde anlatıyorum. bu derste, girişmcilerin nasıl düşünüp davrandıklarını ve diğer insanlardan nasıl farklı olduğunu anlatıyorum. girişimcilik bir zihin alışkanlığıyla ilgili. dünyayı farklı bir ve daha iyi bir yer haline getirmekle ilgili.

çoğu firma bir fikirle başlar. eğer bu fikir, pazardan gelen bir talepten kaynaklanırsa daha iyi olur. benim ilk şirketim, plantronics corp. 1969′da kurdum. ilk başta, teknik görevli olarak başladım. sonra donanım ve yazılım üretimine baktım. en sonunda ceo oldum. şirketin 3 kişiden yüzlerce kişiye büyümesini izledim. sonunda firma, nortel’e satıldı. 450 m dolara satın alındı. ilk risk sermayecisiyle karşılaştığımda, mr. smith’le tanıştım. bu adam rockefeller’ın parasıyla yatırım yapıyordu. iş planımız aldı, ve onu çöp kutusuna attı. bize dedi ki: “siz iş adamı değilsiniz. hatta mühendis bile edğilsiniz. siz fizikçisiniz.” dedi ve iş planını çöpe attı. halbuki biz iş fikrimize çok kuvvetle inanıyorduk.

bu fikir nasıl ortaya çıktığını anlatayım. benim doktoram nükleer fizik alanındaydı. brickhaven ulusal laboratuvarında çalıştım. harry adında bir kıdemli bilim adamının yanında çalışıyordum. los alamostaki atom bombasını üreten ekiptendi. harry, truman’a nükleer silahı kullanmaması için ısrarda bulunmuştu. fakat truman onu ve diğerlerini dinlememişti.

beni girişimciliğe götüren fikir şuydu: federal telefon sistemine erişimim vardı. 60′ların sonlarında uzun mesafe görüşmeleri çok maliyetliydi. benim erişimimi sayesinde her yeri bedava arayabiliyordum. eski arkadaşlarımdan birini aradım. arkadaşım, travmatik bir hastalığkla teşhis edildiğini söyledi. eğer hemen yatağa yatmazsa, sürekli felç olma ihtimali varmış. ama adam kendisini hasta hissetmiyordu. brokerını arıyormuş, ama yatırımlarıyla ilgili bilgi alamadığını söylüyordu. brokera değil, doğrudan bilgisayarına bağlanmak istediğini bunun üzerinden hisse alışverişini yapmayı istediğini söyledi. bu işte pazardan çıkan bir fikirdi.

ben de telefonlarla etkileşim sağlayan bir mekanizmayı geliştirdim. bankaya bağlandığınızda, 1′e basarsanız, şu olur, denilen sistemi ben geliştirdim.

pazar ihtiyacından çıkmak daha iyidir. eğer doğrudan teknolojiyle başlamak çok daha zordur. kim bu teknolojiye ihtiyaç duyar diye bakmak zor.

en iyisi ilerlemeden önce pazarda test etmek. bir sürü insana kullandırın ve bunlara sorun.

fikirler her zaman ortadadır. her an bir sürü pazar ihtiyacını görebilirsiniz.


rol modeli

benim rol modelim, max palevsky idi.

max palevsky kardeşi harry’den bir miktar borç alarak, palo altoda firmasını kurdu. scientific data system şirketi, 1960 yılında .1969′ta şirketi xerox’a 1 milyar dolara sattı. xerox’takki en büyük hissedar oldu.

ağbisi harry yardım için sık sık onun şirketine gidiyordu. haftanın 4.5 günü birlikte palo altoda kalıyorduk. bu arada, harry kardeşinin başarısından dolayı çok heyecanlıydı. harry bir gün bana şunu dedi: sende de max’te olan tüm yetenek var, neden sen de başlamıyorsun.

bu sırada, öbür arkadaşımın önerdiği iş fikri zaten vardı. bu teşvikle birleşince, şirketi kurmaya karar verdim.

arthur – risk sermayedarı max’e- max’e şunu dedi: çok sayıda silikon vadisinde girişimci var, ama çoğu mühendis. bunlar iş adamlığını bilmiyorlar. birinci önerim, bu firmaların yöneim kuruluna girmen. ikincisi, bu şirketlere benimle birlikte yatırım yapman.

max, intel’in kurucu yatırımcısı ve yönetim kurulu üyesi oldu. 99′a kadar görevde kaldı.

max bu işten ne kadar kazandığını bilmiyorum. ama evimde bir kitap var: “max’in evleri” isminde, dev bir kitap. :)

scientific data systems, online uygulamalar için ilk bilgisayardı. şu an alıştığımız tüm sunucu tabanlı sistemlerin, ilk örneğiydi. bundan önce batch tabanlı sistemler vardı.

ayrıca en büyük mikro işlemci firmasının kuruulmasına yardımcı etti.

sds, xerox parc’a dönüştü. xerox parc, mouse’u, ilk gui’yi ve daha pek çok şeyi keşfetti. max’in bilgisayar endüstrisindeki etkisi inanılmazdır. şimdi hala philantropist olarak devam ediyor. pek çok hayır işini destekledi.


mentor

montorun önemi şu: güvenebileceğiniz bir kişidir. destekleyici ama katı fikirlidir. zor noktalarda sizin aşmanıza yardımcı olur. ayrıca en önemli şey bilgeliktir, tecrübe değil. max giirimciliği gerçekten bilmiyordu. ama bilge bir insandı ve bu ona ve bana da yetti.


pazar

en iyisi şu: mevcut hali küçük, fakat potansiyeli büyük olan, henüz zor bir rekabetin olmadığı bir pazardır. bütün büyük firmalar, pazar oluşturuculardır. intel’den önce mikro işlemci piyasasaı oyktu.

andy grove’nin kitabını okursanız, kendi çocuklarını yiyen bir şirket öneriyordu. yani öyle yeni teknolojiler geliştirecekti ki, mevcut pazarı yok edecekti. intel bunu defalarca yaptı.

soru şu: pazar oluşturacak şeye sahip misiniz?


satış önermesi

arthur ekroos: “eğer bir şey satmazsan, fiyatın önemi yoktur.

önemli olan şu: basit bir satış mesajın olmalı ve bu kolayca iletişilebilmeli.

eğer satış mesajını bir sembol veya grafikle temsil edebilirsen en iyisi. bu neden önemlidir?

insanın aklındaki en büyük kısım, görsel algılama ve yorumlama kısmıdır. bu durum, görüntüleri, kelimelerden daha güçlü hale getirir. tüm amerikalılar pearl harborda batan gemilerin, 9/11′de çöken kulelerin resimlerini hatırlıyoruz.

reklamcı insanlar bunu iyi bilirler. eğer sofistike bir ürünün reklamına bakarsanız, hemen her zaman, ileri seviye resimlerin kullanıldığını görürsünüz.


benim şirketimin sembolü 25 kuruşluk paraydı. şirketin sloganı da şuydu: bizim sattığımız şey 25 kuruş/saatlik bir ürün. neden böyle? çünkü bizim sattığımız makine gücüydü ve bu insan emeğinden çok daha ucuza mal oluyordu.


takım

girişimcilik işi takım işidir.

tek başına yapamazsın. tamamlayıcı becerilere sahip insanlar bulmalısınız. sadece sizin vizyonunuzu ve azminizi paylaşmaları yeterli değil.

tamamen kendilerini vizyonunuza adamış insanlar olmalı. uzun vadeli odaklanmaları olmalı.

parayla değil, misyonla motive olan insanlar olmalı.

eğer dünyayı değiştirmeyi başarırsanız, para sizi bulur. paraya odaklanmayın.


lider

büyük icraatlar, büyük liderlik gerektirir.

bu benim en önemli öğrendiğim şeylerden biridir.

kilit nokta şu: emir vermek yerine, artık insanları esinlendirerek harekete geçirmelisiniz. yüzlerce insan varsa, artık emir vererek iş yaptıramazsınız. insanlar, içinde bulundukları anda kendileri ne yapmaları gerektiğini bulabilecek yetenekte olmalı.

kendi fikirlerinizi onların fikirleri haline getirmelisiniz.
insanlar, eğer bir fikrin kendilerine ait olduğunu düşünürlerse, daha sıkı çalışırlar.

tom bana bunu dedi diye düşünürse, işi ağırdan alır. kendi fikirleri olursa, o zaman bunun iyi olduğunu göstermek için elinden geleni yaparlar.

bunu nasıl yaparsınız peki?

bir sohbetin içine alırsınız, problemle ilgili. ve onlara ne yapacaklarını sorarsınız. eğer istediğiniz yönde değilse, o yöne teşvik etmek için, onlara öneride bulunursunuz. sonunda da fred bu harika bir fikir, bunu nasıl yapabiliriz, dersiniz.

ama aynı zamanda ne zaman katı olmak gerektiğini de bilmelisiniz.

girişimcilerin özellikleri

- yüksek zekalı
- yüksek güvenli, yalnızca kendilerine değil, aynı zamanda teknooljiye , misyona, iş modeline.
- motivasyon ve azim. yaptıkları şeyi anlatmak için çok büyük bir istekleri vardır.
- odaklanma kabiliyeti. bir şeye odaklanmaya yöneilk üstün becerileri
- adanmış bir takım oluşturma becerisi.
- finans işlerini anlama becerisi.
- pratik zekalı. yani kendini yeni ortaya çıkan gerçekliklere uyum sağlama becerisi. iş planı kesin değildir, sadece bir kılavuzdur.
- küresel düşünceli. eğer amacınız, dünyada en iyi olmak değilse, birileri uzak doğudan gelip sizin yemeğinizi alacaktır.
- krizle uğraşma becerisi. sakin olabilme.
- nakit akışının tiranlığına hazırlıklı olmak. eğer nakitten tükenirseniz, yok olursunuz. buna izin vermemelisiniz.
- ölüm kalım kontratlarını müzakere edebilme becerisi.
- nihai oyunda ustalık. ne zaman şirketi satmanın zamanıdır. yeni bir yönetim nasıl oluşturulur.
- girişimci kendisi başarılı değildir, organizasyon başarılıdır. başkalarını başarılı yapmanız gerekir.
- diktatör olmamak zorundasınız. insanlara emir vererek, onları esinlendiremezsiniz.
- zayıf kaynaklı bir ortamda iş yapabilme
- olumlu bir tavır. her zaman. bunalmış olsanız bile.
- yüksek ahlak. diğer herhangi bir etkenden aha fazla şirketlerin ölümüne bu sebep olur. çalışanlar sizin yeterince dürüst olmadığınızı görürlerse, iş bitmiştir.
- başkalarına güvenme becerisi. başka türlü, takım oluşturamazsınız.
- sizi eleştiren insanları ödüllendirebilmelisiniz.


do more with less
- detayları takip edin
- büyümeden önce, kapasiteyi aşırı kullanın

güçlü ve hırslı insanları işe alın
-çok tecrübeli insanlar yararlı değil. çünkü onlar her şeyi biliyorlardır. yeterli tecrübe sizin için daha iyi. aksi taktirde, öğrenmeyi bırakırlar.
- takım oyuncuları.
- şirakeytçiler ve yalnız çalışanlara asla izin vermeyin
- kişisel sorunları olan insanları almayın
- memnun ve mutlu insanları alın
- gizli gündemleri olan insanları almayın
- bir şey ispatlaması gereken insanlardan kaçının
işten atılmış olabilir kendini göstermek ister
- birden çok başarısız olan insanlardan kaçının. bunun sebebinin ne olduğnu görüşmede bulamayabilirsiniz, ama bunlardan kaçının.

insanlara güvenin
- suçlamayı bırakın. bunlar kurumun öğrenmesi için fırsatlardır. ceo başarısızlıkları üstlenmeli.
- hatalara izin verin, ama masraflarını asgariye indirin.

İkinci Kısım – The Art Of The Start

Seminerin ikinci kısmında Guy Kawasaki’nin Art of Start kitabına dair notlarını paylaştı Emerson:

shaw:
akıllı adam kendini dünyaya uydurur. akılsız adam dünyayı kendine uydurur. bu yüzden, tüm ilerleme akılsız adama dayanır.

hk: kültürün girişimcilik üzerindeki etkileri üzerine çok düşündüm. japonlar, çok girişimci ve veri yenişimci (inovatif). ama uzun zamandan beri japonlar yeni girişimci üretmiyor. soru şu: neden? bunun sebeinin, japon kültürünün konformist olması olduğunu düşünüyorum. uyumluluk, bireyselliğin önüne geçiyor. grubun düşüncesini bireyin önüne koyuyorlar. ayrıca bir atasözü diyor ki. başarısızlık, hayatın sonunu belirler.

ark: out of box acting. kutunun dışında hareket etmek.

girişimci nedir?
dünyayı değiştirmek isteyen insanın akıl durumu. guy kawasaki.
entrepreneur kelimesi fransızca kökenli bir kelime ve bunun başka bir yakın anlamlı karşılığı yok ingilizcede.

kitap 5 kısımdan oluşuyor:
- causation
articulation
activation
prolefeeration
obligation

causation:

en önemli başlama sebebi, dünyayı değiştirmek isteğidir.
eğer para kazanmak için bu işi yaparsanız, yanlış insanları bulursunuz.
her işten bir anlam çıkarmanız gerekir.

öncelikle, çözülmesi gereken bir sorun bulun. sürekli olarak böyle sorunlarla karşılaşıyorsunuzdur. büyük sorunlar, büyük fırsatlar sunar.

bir motto yaratın. misyon cümleleri değil. motto, birkaç kelimeyle, şirketinizin neden var olduğunu analtır. birkaç örnek:
- fedex: “zihin huzuru”
motto, şirket çalışanları içindir.

fedexle ilgili ilginç bir hikaye:
fedexin ilk iş fikri, … yale üniversitesinde ortaya çıktı. paketler, geceleyin oradan oraya gidiyorlar ve hedeflerine ulaşıyorlar. yaledeki hocası, öğrenciye bu iş planı için C- verdi. fred yine di iş fikriin gerçekleştirmeye kararlıydı. fakat çok fazla sermaye gerekiyordu. milyonlarca dolarlık, depolar, kamyonlar vs. gerekiyordu. toplayabileceği fonun, şirkete yetmeyeceğini biliyordu. fakat eğer paket taşıma kapasitesinin büyümesini takip ederse, yeterince para toplayabileceğini düşünüyordu. new yorkta yatırımcıları, risk sermayedarlarını dolaştı. sonra cfo’yu aradı. ne kadar nakitimiz var diye sordu: 40 K dolar dedi. bu şirketin günlük nakit ihtiyacından azdı. o parayı bana yolla ve las vegasa gidiyorum dedi. city corp şirketinde bir tanıdığından 100 m dolar topladı.
- walmart: “her zaman düşük fiyatlar”

get going. işi yürüt.
iş planıyla vakit kaybetme çok fazla. başla.
iş modeli üzerinde inovasyonu yapma. başarılı olan bir iş modelini al ve bunu kendine uyarla.

bir prototip üret.

hk. yaklaşık iki yıl önce, çok prestijli bir üniversite tarafından bir iş planı değerlendirme jürisine davet edildim. son final görüşmesinde jüri iş planına o kadar odaklandı ki, bir grup bilanço tablosu oluşturdu. bir adam dedi ki, eğer iş planı yoksa, şirket yoktur. çok şaşırdım. dedim ki onlara, ben 20 yıl önce işe başladığımda iş planım yoktu. bu tür yorumlar, insanları demotive ediyor. bizim yapmamız gereken insanları teşvik etmek. “get going” en önemli.

iş planı, bir takım çalışması olmalı. iş planını, çekirdek ekip olmadan oluşturmak da çok doğru değil aslında.

- weave a mat:
milestones, assumptions, tasks
kilometre taşları: yazılımı bitir, ürünü sevk et. bu tür şeyler. tanımlanması gereken önemli sınırlar.
varsayımlar: satış verimlilği, müşteri giriş oranı vs.
işler: kilometre taşlarına ulaşmak için gereken işler.


Articulation

şirketini konumlandırmayı düşünmek.
kia: ucuz. volva: güvenli. mercedes: lüks.
bunların hepsi rakiplerinden kendini farklı bir yere yerleştirmek.

konumlandırma, pazadaki diğer oyunculara göre olmalı.

müşterilerinizin ürününüzü nasıl algılamasını istiyorsunuz.

bir niş seçin. pazarda değer üreten özel bir kısım bulun ve orada bunu üreten tek kişi siz olun.
örneğin: ean: dokuya zarar vermeden biyopsi yapan tek alet.

sözel potansiyeli olan bir isim seçin. apple ve macintosh

teknik jargon kullanmayın, basit bir dil kulllanın.

ürününüzü tanımlarken, rakiplerinizin kullandığının tersi dil kullanın.

mesajları zincirleme ilet. tek bir mesaj verme.

akışa kendini bırak. pazarın geri kalanını yapmasına izin ver.

The Art of Pitching (para toplamak için sunum yapmak):

burası iş planına başlamad önceki iş.

ilk tavsiyesi: üürünü, en başta bir dakikada açıklayabilmelisiniz.

sanki küçük bir adamın sizi dinleyip size şunu sorduğunu düşünün: “eee ne olacak?”
mesela, bizim makinemiz daha hızlı. ee ne olacak. öyle hızlı ki, müşteriyi daha etkili çalışmasını sağlayacak. sadece özellikleri değil, faydaları vurgulayın.

dinleyicinizi bilin.

10/20/30 kuralını izleyin. 10dan fazla olmayacak slaytlar. 20 dakikayı aşmayacaksınız. 30 point üzeri fontlar olacak.

slaytları okumayın

fanteziyi katalize et. yani sahip olduğun şeyi anlatmakla kalma. potansiyel olarak yapacağın tüm şeyleri hayallerinde canlandır.

hk. neden küçük bir adam soruları soruyor. batı toplumlarında incilden kaynaklanan bir şey galiba bu.

te. romalı fatihler romaya girerken, kendilerine sürekli “tüm zaferler geçicidir” diyen bir köleleri bulunurmuş.

ilk şirketimde bu derslerden hiçbirini bilmiyorduk. pitching nasıldır bilmiyorduk. bankerlerin önünde teknik prezentasyon yapmıştım. john adında bir adam vardı. tamamen detaylı bir prezentasyonla, yazılımın nasıl çalıştığını anlatmıştım. john: “tom bir sorum var” dedi. yazılımınızın, 8 önceliği olduğunu söyledinz. öyleyse, en fazla 8 telefon görüşmesi yapabilir, öyle mi? dedim ki: “nw otoyolunda 8 şerit olması, sadece 8 tane araba girmesi analmına mı gelir?” bana dedi ki: “gişeler ne olacak?” orada tartışmayı kaybetmiştim.

iş planı yazma:

bunun en önemli değeri takım çalışması olmasındadır. tüm takım, büyük resmi görmeli.

yazma sürecinin kendisi, üretilen dokümandan daha değerlidir.
önce sunum yap, sonra planla.
yönetici özetine odaklan. sadece bir iki sayfada, neden birisinin senin şirketine yatırım yapması gerektiğine odaklan.

ikinci şirketimle ilgili bir hikaye anlatayım: 4 yıllık iş tecrübemiz vardı. ilk şirketin ürününü, mikro bilgisayarlarla yapacaktık, miniler yerine. çok daha kolay olacaktı iş. her mümkün müşteri ve uygulamaya konuşamayacağımızı biliyorduk. 4 alana odaklandık: finansal hizmetler sunan şirketler, ulaşım sektörü (özellikle yük taşımacılığı yapanlar: fedex, dhl vs.), utilities (elektrik, su vs.), fabrikalar

4 satış ekibi oluşturdum. her birine bu alanlardan birini verdim. satışlar, planlananın ötesine geçmişti. bir çağrı aldım. mervent mağazaları tarafından bir talep geldi. bizim ürünümüzle çok ilgileniyordu ve bir satışçı göndermemizi istedi. ben de yok dedim. bu adamı kızdırdı, neden diye sordu. dedim ki: benim babam mağazacıydı, bu işin ne kadar zor olduğunu biliyorum. bu pazar bizim odak noktamız değil. 4 tane satıcımız var hepsi yıl boyunca dolu dedim.

adam aramaya devam etti. dr. emerson satışçılarınıza ihtiyacım yok. sadece ürününüzü bize sunan birini gönderin. 19 yaşında bir kız vardı. kirstenı çağrdım. müşterilere, ürünlerimizi şirkette ve fuarlarda sunum yapmak üzere alınmıştı. kirsten, hazırlan bu adamlara ürünü göstermeye portlanda git dedim. öğleden sonra, 250 K dolarlık bir siparişle geldi. bu teklife hayır demek çok zordu. birkaç gün içinde kurulumu yaptık ve işletmeye aldık. uygulama basitti ve jerry (teknisyen) iyi çalışmıştı. birkaç gün sonra, mağaza 50 insan operatörü işten çıkardı ve bizim makinemizi devreye aldı. bir gün sonra gazetede manşet: robotlar 50 kişiyi işinden etti.
tüm parakendeci mağazalar beni aramaya başladı. ve yepyeni bir dikey pazarımız oluştu.


Activation

bootstrapping:
ingilizcede sokak kelimesi. botlarını giymek gibi bir anlamı var. asgari kaynaklarla işe başlamak anlamına geliyor.

çok tutumlu olmalısınız. hem ikinci hem üçüncü şirketimde, bina bulduk. fakat para ödemedik. hisse verdik.

nakit akışı karlılıktan daha önemlidir. karlılığı sonra elde edebilirsin.

alttan yukarı doğru öngörü inşa etmelisiniz.

önce ürünleri sevk et, sonra test et.

harry’nin anlattığı hikayelerden biri şuydu maxle ilgili. ilk yaptıkları sds makinelerinden birinin çok problemi vardı. hem donanımda hem yazılımda. max, çalışanlarla birtoplantı yaptı. fabrikada masanın üzerine çıktı ve tüm sorunları tahtaya yazdı. ve arkasını döndü ve dedi ki: bu sorunlarla ilgili ne yapacağız. arkadan bir ses şunu dedi: “sevk et max, onları sahada düzeltiriz.” intel de bunu yaptı.

ispatlanmış takımları unut. takımlar, motive olmalı, azimli olmalı ama kendilerini bu şirkette ispatlamalılar, daha öcneik şirketlerinde değil.

fonksiyona odaklan, paketin güzelliğini sonra düşünürsün.

doğrudan git, en azından en başta. başkasının senin yerine müşteriye gitmesine izin verme. doğrudan sen temas kur, çünkü doğrudan geri besleme toplamaya ihtiyacın var. ileride araya adamlar koyabilirsin. ama en başta iyi tanımalısın.

soru: b2c modelini web siteleri hariç doğrudan yapmak mümkün olmaz. öbür türlü, dağıtıcılar yoluyla satmak zorundasın.

müşteriler iyi alışıncaya kadar, birçok sorun olabilir. örneğin, bizim müşterilerimiz her bir makine için ayrı istatistikler topluyor sonra kendileri birleştiriyorlardı. biz ikinci versiyonumuzda, bunları kendimiz makinede yapmaya başladık. bunu yapabilmemiz için, nakit akışının bize doğru akması gerekiyordu.

gereğinden az adam tut ve dışarıya yaptır işleri.

iyi bir yönetim kurulu kur. mümkünse, melek yatırımcılar ve başarılı girimciler olsun.

İşe Alımlar:

zayıflıkların üzerine odaklanma, güçlü yönlere odaklan.
hasta insanları al. macintoshun üreticileri ürünlerine karşı acayip inanıyorlardı.

stanford shoping center test: bu kişiyi gördüğünde, anında o kişiye bağlanıyor musun?


sermaye toplama sanatı:

ancak yeterince iş yapabileceksen, sana yatırım yaparlar.
yatırımcılara tanıtımla yaklaş.

due diligence package:
özgeçmişler. sahip olduğun yetenekler, başarılar. pazar araştırması, teknik tanımlamalar, önemli tüm dokümanları hazırda tut. ilk görüşmeyi yapmadan önce bunlar bulunsun.
sorabilecek sorulara önceden hazırlıklı ol.

her şeyi açıkla.
ilginç bir nokta. infobotı ben icat ettim. fakat yıllar önce bir anlaşma imzalamıştım. icat ettiğim her şey, çalıştığım şirketin mülküdür diyordu. şirketi bırakmaya karar verip kendim şirket kurmaya karar verdim. yeni yatırımcılarıma bu durumu açıkladım. ip yüzünden, eski şirketimin bu ürünle ilgili talepte buulnabileceğini söyledim. 3.8 m dolarlık ilk yatırım konusunda anlaştık.
sonra avukatlarından büüyük bir anlaşma dokümanı geldi. bana diyordu ki: başka hiçbir şirketin bu ürünü sahiplik idida etmeyeceğini imzalamamı istiyorlardı. bunun olamayacağını söyledim. yatırımcının avukatı bunu kabul etmedi. patrona sorun dedim. adam sordu ve bu maddeyi kaldırdılar.

düşmanlarını kabul et veya yarat. bizim durumuzuda insan operatörler, rekabetti. başka bir şirket olması şart değil mutlaka.

tuzak sorulara düşme. bir iş fikri yarışmasında sunumcu benim soru sormama izin vermiyordu. bir jüri üyesi, sordu: nneden sana yatırım yapayım? buna şunu demeliydi: çünkü biz para kazanacağız ve sana da kazandıracağız diyerek başlamalıydı…


proliferation (büyütme)

partnerlik:

marka oluşturma:

campbell’s çorbaları. 1890lı yıllarda işe başladılar. hazır çorba üretiyorlardı. 100 yılın üstünde geçti, ama hala en büyük hazır çorba üreticisi onlar. rekabet avantajı, bugün markalarını tanıyor olman.

bulaşıcılık oluşturun. macintosh bunun bir örneği.

ürün kullanım engelini hafifletin. bizim infobot ürünümüzü 30 günlük deneme süresiyle bedava kullanabiliyorlardı. bu sırada eğer ürünü geri iade etmezlerse, ödeme yapıyorlardı.

misyonerleri işe alın. ürünüzüe bayılan çalışanlarınız ve müşterileriniz olsun.

pazar etkileyicilerini bulun. fedex bizim için böyleydi. ilk müşterilerimizden biriydi. şirketin dayandığı rekabet üstünlüğü, müşteri hizmetindeki kaliteydi. çok büyük etkisi oldu.

organizasyondaki alt seviyedeki insanlarla görüşün. bunlar sizin ürünüzü kullanan insanlardır.

reddedilmekten öğrenin. neden reddettiler.


Obligation (zorunluluk)

iyi iş yapanlar, karşılığında iyilik yaparlar.
bir müzik grubunun kendi dinleyicilerini alkışlaması.

Googledan gelenler

Blog Dergisi Yazar Alımı Google

Blog Dergisi Yazar Alımı

Blog Dergisi yazar alımları başlamıştır.

Blog dergisinde yer alacak kategoriler aşağıdaki gibidir. *Kategorilerde ufak değişiklikler olabilir.

#Blog Dünyası
#İnternet
#Teknoloji
#Gündem
#Sinema-Müzik-Oyun
#Sağlık-Yaşam
#Mizah
Bu kategoriler dışında, her sayıda olmasını istediğim 3 tane de ayrı başlık olacak.

Şu anda yazar eksiğimiz olan bazı kategoriler var. Siz de aşağıdaki kategorilerden birinde kendinize güveniyorsanız ve blog dergisinde yer almak istiyorsanız bizimle irtibata geçebilirsiniz. Kategoriye ait yazar kadrosu tamamlandıkça şağaıdaki kategoriler yavaş yavaş silinecektir. Umarım desteğiniz sayesinde yeterli ekip sayısına ulaşabiliriz.

#Blog Dünyası (Blogger,wordpress,seo)
#İnternet (web sitelerindeki ve internet dünyasındaki son gelişmeler…)
#Teknoloji (Teknolojideki son gelişmeler)
#Gündem
#Sinema-Müzik-Oyun

Yorumlar sayesinde en kolay yoldan benimle iletişime geçebileceğiniz gibi, iletişim formundan, blog dergisi adresindenmsn Blog Dergisi Yazar Alımı veya
‘den benimle iletişime geçmeniz mümkün.

Tüm öneri ve fikirlerinizi beklediğimizi tekrar hatırlatırım. İlgilenen herkese teşekkür ederim…

Googledan gelenler

JOINTACE Google

Eklemler ve Kaslar için Aromaterapötik Masaj Jeli

Jointace jel, eklemlere ve kaslara direkt olarak uygulanan aromatik yağlarla zenginleştirilmiş bir formülasyondur. Eklemleri destekleyen maddeler olan, Glukozamin ve Kondroitin sülfat ile birlikte doğal onarıcı esansiyel yağların
( zencefil, ökaliptus, rezene, lavanta, karanfil, mentol, portakal yağları ) karışımından oluşmuştur.

Etkin maddeler (glukozamin sülfat & kondroitin sülfat) eklem kıkırdağının sentezini artırır, hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.
Aromaterapötikler, yıpranmış, hasarlı eklemleri ve kasları rahatlatıp, yatıştırır.
Artrit semptomlarını (ağrı, hareket kısıtlanması vb) azaltmada ve eklemleri, kasları rahatlatmak amacıyla kullanılır.

Gastrointestinal yan etkiler (gastrointestinal irritasyon, bulantı, kabızlık, ishal gibi) görülebilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

Googledan gelenler

CUTIVATE % 0,05 30 GR KREM Flutikazon Propiyonat Google

İnflamatuar Dermatozların Tedavisi:

Cutivate merhem, kortikosteroidlere cevap veren dermatozların kaşıntılı ve inflame durumlarının tedavisinde şu hallerde endikedir: Atopik, çocukluk, diskoid egzamalar dahil egzamalar, prurigo nodülaris, psoriasis (yaygın plak psoriasisi hariç), liken simpleks dahil nörodermatozlar, liken planus, seboreik dermatit, temas duyarlılığı reaksiyonları, diskoid lupus eritematozus tedavisinde, sistemik steroid tedavisine ek olarak yaygın eritrodermide, böcek ısırmaları ve isilikte kullanılır. TM:Cutivate GlaxoSmithKline şirketler grubunun tescilli markasıdır.

Yeniden Alevlenme Riskinin Azaltılması: Cutivate merhem, kronik tekrarlayıcı atopik egzemanın akut döneminin etkili şekilde tedavisi sonrasında yeniden alevlenme riskinin azaltılmasında endikedir.
Yan etkiler organ sistemleri ve görülme sıklığı gözönüne alınarak aşağıdaki gibi listelenmiştir: Sıklıklar: çok yaygın (≥1/ 10), yaygın (≥1/100 ve <1/ 10), yaygın olmayan (≥1/1000 ve <1/ 100), nadir (≥1/10.000 ve <1/ 1000) ve çok nadir (<1/ 10.000) olarak ayrılmıştır. Çok yaygın, yaygın ve yaygın olmayan olaylar genel olarak klinik çalışma verilerinden belirlenmiştir. Plasebo ve karşılaştırma gruplarındaki oranlar klinik çalışma verilerinden türeyen advers olayların sıklık kategorilerini saptarken dikkate alınmamıştır; çünkü bu oranlar aktif tedavi gruplarındakilere benzerdir. Nadir ve çok nadir olaylar genellikle spontan verilerden belirlenmiştir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar: Çok nadir: Sekonder enfeksiyon Kortikosteroidler ile tedavide özellikle oklüzif örtü kullanıldığında veya derinin kıvrım yerlerine uygulandığında sekonder enfeksiyon bildirilmiştir.

İmmun sistem bozuklukları: Çok nadir: Hipersensitivite Aşırı duyarlılık belirtileri görülürse tedaviye hemen son verilmelidir.

Endokrin bozukluklar : Çok Nadir: Hiperkortizolizm belirtileri Kortikosteroidlerin büyük miktarlarda uzun süreli kullanımı veya geniş yüzeylere uygulanması sistemik absorpsiyon sonucu hiperkortizolizm belirtilerine neden olabilir. Bu etki bebek ve çocuklarda özellikle oklüzif örtü uygulandığında daha çok görülebilir. Bebeklerde bebek bezi oklüzif örtü etkisi yapabilir (Bkz. Uyarılar ve Önlemler).

Vasküler bozukluklar: Çok nadir: Süperfisyel kan damarı dilatasyonu Güçlü kortikosteroidler uzun sürelerle ve yoğun bir şekilde kullanıldığında cilt yüzeyine yakın damarların genişlemesine neden olabilir.

Deri ve Subkütan Doku Hastalıkları: Yaygın: Pruritis. Yaygın olmayan: Lokal yanma hissi. Çok nadir: İncelme, çizgilenme, hipertrikozis, hipopigmentasyon, alerjik kontakt dermatit, dermatoz alevlenmesi, püstüler psoriasis. Lokal yanma hissi ve kaşıntı rapor edilmiştir, bununla birlikte bu yan etkilerin klinik çalışmalarda görülme insidansı genellikle plasebo ve karşılaştırmalı gruplar ile karşılaştırılabilirdir. Güçlü kortikosteroidlerle uzun süreli ve yoğun tedavi ciltte incelme, çizgilenme, hipetrikozis ve hipopigmentasyon gibi lokal atrofik değişikliklere neden olabilir. Kortikosteroid kullanımı ile dermatoz ve alerjik kontakt dermatit semptomlarının alevlendiği bildirilmiştir. Psoriasisin kortikosteroidler ile tedavisi (veya tedavinin kesilmesi) hastalığın püstüler şeklinin gelişmesini hızlandırabilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE HEKİMİNİZE BAŞVURUNUZ.

Googledan gelenler

Bedava Iconlar Google

http://www.famfamfam.com/lab/icons/ sitesinde açık lisanslı bedava simgeler (icon) var. Güzel yapmışlar.

Googledan gelenler

Program sitesi izlesene, yahoo ve youtube hakkında video ve makalelere yer veren sitedir. Sitemizdeki makaleleri kopyalamak yasaktır.

youtube Ana Sayfa Kullanıcı Sözleşmesi Hakkımızda Yardım İletişim