Tek Tıkla Blogger’da Devamını Oku Devri Google

Tek Tıkla Blogger’da Devamını Oku Devri

devam%C4%B1n%C4%B1 Tek Tıkla Bloggerda Devamını Oku Devri
Blogger 10. yılı sebebiyle kullanıcılarının isteklerini yerine getiriyor. İşte bu yeniliklerden bir tanesi tek tuşa tıklayarak devamını oku özelliğini etkinleştirebilirsiniz.

Öncelikle kumanda panelimize draft.blogger.com adresinden giriş yapıyoruz. Yeni kayıt’a tıkladıkdan sonra yazımızı yazıyoruz. Yazımızı yazdıktan sonra yazının ana sayfa da gözükecek kadar kısmını belirledikten sonra artık yazı panelimizdeki yeni bir buton olan “Atlama aralığı ekle” seçeneğine tıklıyoruz. İşlem bu kadar.

Image2 Tek Tıkla Bloggerda Devamını Oku Devri
Eğer blogger.comu kullanmak istiyorsanız bunun için de bir yöntem var. Yeni Kayıt’a girdikten sonra Html’yi düzenle bölümüne tıklayarak yazımızın kesmek istediğimiz yere <!– more –> kodunu eklememiz yeterli.
Image3 Tek Tıkla Bloggerda Devamını Oku Devri
Blogger yenilikleriyle kullanıcılarını sevşndirmeye devam ediyor.

Googledan gelenler

KLACID MR 7 KONT. SAL. TABLETİ Klaritromisin Google

Duyarlı Staph. aureus, Strep. pneumoniae, Strep. pyogenes, H. influenzae, M. catarrhalis, Mycoplasma pneumoniae, L. monocytogenes, Strep. agalactiae, B penussis, Camp. jejuni, Legionella pneumophila, N. gonorrhoeae, Past. multocida, Chlamydia trachomatis, M. kansasii, C. perfringens, Peptococcus niger, propionibacterium acnes ve Bacteroldes melanino genicus gibi mikroorganizmaların neden olduğu; Solunum yolu infeksiyonları ve hafif ve orta şiddetli deri ve yumuşak doku infeksiyonlarında endikedir.
Mide bulantısı, dispepsi, baş ağrısı, tad duyusunun bozulması ve karın ağrısı gibi yan etkiler görülebilir.

Birgün güneş doğmayacak…! Google

Birgün güneş doğmayacak…!
salak Birgün güneş doğmayacak...!
Varsın yada yoksun, rahatsın belki, belkide tedirgin,
Acı çekiyorsun ama birşey yapamıyorsun, çünkü cesaretin yok.
İsyan, başkaldırı, şiddet, kan istiyorsun, ama katlanamazsın sonuçlarına.
Gidip geliyorsun kendi içinde ileri, geri, saçma, sapan.
Birgün güneş doğmayacak, ve öleceksin.
Dur ve düşün, düşlerine geri dön, ya gerçek oradaysa ya hayatın bir düşse.
Bunu hiç düşündün mü salak. Madem hak ediyosun, neden istediğin yerde değilsin?
Uyumak ve bir daha hiç uyanmamak, istediğin bu aslında.
Bıkmışsın herşeyden yorulmuşsun…

Soyun o zaman salak, soyun at o saçma kılıfını, at üzerinden hafiflersin.
Belki, belki pişman olursun, ama kimin umrundasın ki salak,
Kim ağlar arkandan, unutulur gidersin.

Yalnış zamanda yalnış yerdesin, salak gibi baksınlar sen parlak gökyüzünde süzülürken.
Tadını çıkar, vaktin az,  Beş para etmez adın unutulur gider be salak…

Dubai Google

Geçen hafta Pazar günü Dubai’ye geldim. Oytek’teki işimden Cuma günü ayrıldım. Hemen iki gün içinde, hazırlanıp, Dubai’de yeni bir işe başladım. Aslında ilk günden itibaren bloglamayı düşünüyordum, ancak fırsat bulamadım.

Uçak yolculuğundan başlayayım şimdi :) Açıkçası uçağa daha önce de binmiştim, ama bu sefer nedense daha heyecanlı oldu yolculuk. Uçak kalkarken, çok tuhaf hissettim, bu kadar büyük bir şeyin uçabilmesinden dolayı. Sonra gökyüzüne biraz çıktıkça, aslında bu uçağın hiç de büyük olmadığını düşündüm. Sonra dünyayı düşündüm. Dünya da bir uçak gibi, koca evrende çok daha süratli bir şekilde uçuyor.

Dubai’ye oldukça geç bir saatte geldim. Hava limanı, gerçekten çok büyük. Burada o kadar çok görkemli yapı var ki, bir süre sonra küçük binaların ne demek olduğunu insan unutuyor. Yaklaşık herhalde 15 dakika yürüdük ve belli bir yolu da terminal içinde elektrikli bir arabayla geçerek bagajları alacağımız yere vardık.

Otele gidişim, yaklaşık 20 dakika kadar sürdü. Çok geniş ve temiz yolları var. Herhangi bir çukura rastlanmıyor, bu bizim için alışılmadık bir şey. Bütün yol kenarları, çiçeklerle ve palmiye ağaçlarıyla süslenmiş. Şeyh Zaid adlı bir yoldan otele geldik. Bu yol, İstanbul’un E-5′i gibi en popüler yol. Yalnızca otoyol gibi kullanılmıyor. Sanki aynı zamanda bir cadde. Pek çok işyeri ve önemli siteler, bu yolun etrafına dizilmiş. Aslında bu kadar gürültülü bir yolun yanında oturmak çok sağlıklı olmaz, ama ekonomik açıdan herhalde prim yaptığından insanlar buralara yatırım yapıyor.

Kaldığım otel, buradaki diğer pek çok otel ve işyeri gibi bir gökdelen. 42 katlı. Burada çok yüksek bir gökdelen talebi var gördüğüm kadarıyla. Benim kaldığım semt Marina. Dünyanın en büyük insan yapımı marinasıymış. Burada dünya rekoru inşaat rekorları kırmaya yönelik arzu çok fazla. En yüksek bina, en büyük yapay ada vs.

Bana bütün bunlar çok anlamsız ve uzun vadede ekonomik açıdan zararlı görünüyor. Ama bu işten, insanlar büyük paralar kazanıyor. Dubai’yi cazibe merkezi haline getirmek için bu tip projeler teşvik ediliyor. Zaten projelerin pek çoğunu devlet veya Şeyh Muhammed kendisi yapıyor. Sanırım burada devlet ve şeyh aynı anlama geliyor. Aynı zamanda burada şeyhlik, dini bir anlama sahip değil. Gördüğüm kadarıyla prens anlamında kullanılıyor.

Dubai’yle ilgili garip bir nokta şu, bu zenginlik petrolden kaynaklanmıyor. Dubai’nin yıllık GSMH’sinin sadece %6’sı petrole dayanıyor. Bazıları petrolün bittiğini söylüyor, bazıları gelecek için sakladıklarını söylüyor.

Dubai’deki en büyük gelir kaynağı ticaret. Dünyanın en büyük limanına sahiplermiş: Cebel Ali (Jebel Ali) limanı. Henüz gidemedim, benim kaldığım yere yaklaşık 15 km mesafede.

Burada yönümü ilkin şaşırdım. Basra Körfezi kıyısında olmasından dolayı, denizin doğu yönünde kaldığını düşünüyordum. Halbuki, Dubai’den denize bakınca, Batıya dönmüş oluyorsunuz. Çünkü burası Arabistan yarımadasının Kuzeye doğru kıvrıldığı yerde.

Dubai çok modern ve gelişmiş bir yer. Çok sayıda yabancı var. Öyle ki, İngilizceyi her yerde konuşabiliyorsunuz. Arapçadan daha yaygın. Bütün tabelalarda mutlaka İngilizce kısmı bulunuyor. İnsanların çoğunluğu Hint, Paki. Araplar yaklaşık %15 civarındaymış. Ancak çok sayıda Lübnan, Suriye gibi ülkelerden gelen Arap da yaşıyor. Nüfus az. Dubai 1.5 milyon kadarmış. Ancak nüfus artışı çok yüksek. Büyük oranda göçlerden kaynaklanıyor, artış. Ancak henüz yabancılara vatandaşlık vermediklerinden, gelenler 3-5 sene içinde ülkelerine geri dönüyor.

Ülke tam anlamıyla küreselleşme ekonomisine dayanıyor. İş gücü büyük oranda Hindistan ve Pakistan’dan tedarik ediliyor. Uzmanlık ve yöneticilik işlerinde, Avrupalılar çok yaygın. Genellikle çok uluslu firmaların, Orta Doğu ve Afrika merkezleri Dubai’de. Ayrıca reexport amaçlı çok şirket de var. Şimdi giderek, servis ve turizme dayalı bir ekonomi haline gelmeye çalışıyor.

Araplar, son derece cana yakın ve iyi insanlar. İlişki kurmak ve sohbet etmek çok kolay. Ancak şu ana değin, yerli Araplardan ziyade Suriye, Lübnan tarafından Araplarla tanışabildim. Yerli Araplar, biraz daha uzak. Genelde çok zenginler. Üst yönetici veya yatırımcı konumlarında olduklarından, çok fazla bağlantı kuramadım henüz.

Şehrin altyapısı her yerde çok iyi. Tertemiz ve bakımlı bir şehir. Ancak şehrin arka sokaklarında, oldukça zor şartlarda yaşadıklarını tahmin ettiğim Hintliler de var. Evlerin eşiklerinden görünen kısımları pek iyi sayılmaz, ama belki içerileri iyidir. Duyduğum kadarıyla, bazı yabancıları çok düşük fiyatlarla çalıştırıyorlarmış. Zaten pahalı da bir şehir olduğundan, bir arkadaşımın şirketinde çalışan Hintliler 30 kişi bir evde kalıyormuş.

Çok fazla alışveriş merkezi ve lüks mağaza var. Bunlar da genellikle son birkaç yıl içinde inşa edilmiş. Ancak hala daha pek çoğu da inşa halinde. Tuhaf ve henüz anlayamadığım bir ekonomi var burada. Yerli iş gücünün bu kadar kıt olduğu halde, petrole de dayanmadan bu kadar gelişmiş ve iş yapan bir ekonomi olması çok ilginç. Kafamda, bu sistemin ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusu sürekli duruyor. Hindistan ve Pakistan gibi çok yüksek nüfusa sahip ve iyi eğitimli çok büyük bir iş gücü arzı olmasa herhalde bu ekonomi oluşamazdı.

11 Eylül’den sonra Arapların Amerika ve İngiltere’deki sermayelerini çekmesinden dolayı, son birkaç yılda aşırı miktarda yatırım yapılmış Dubai’ye. Gayrimenkul fiyatları fırlamış. Taksi ücretleri 4 misline çıkmış. Bu kadar yeni gökdelen ve alışveriş merkezleri yapıldığı halde, hala şehrin bazı semtlerinde inşaat vinçlerinden geçilmiyor.

Dün yanlışlıkla ve mecbur kaldığımdan bir Hint lokantasına gittim ilk defa. Kimseye tavsiye etmem. Çok garip baharatlar kullanıyorlar yemeklerde. Mesela tavuk yerken, ağzınıza hiç anlamadığınız ve bir şeye benzetemediğiniz çok keskin bir baharat tadı gelebiliyor.

Çok geç saatlere kadar (akşam 9) burada çalışıyoruz. Bu yüzden, çok fazla vaktim olmuyor. Buranın alışkanlığı değil. Ancak benim çalıştığım firma danışmanlık firması olduğu için, onlardan kaynaklanan bir kültür.

Buranın sevdiğim bir yanı kendimi Peygamber Efendimizin (ASM) memlekindeymişim gibi hissettirmesi. Bazen sıkılınca, bunu düşünüyorum. Her ne kadar bayağı bir mesafe de olsa Medine’ye, yine de bu güzel bir duygu.

Tekrar görüşmek üzere. Gelecek yazım için buraya ait bazı resimler çekmeye çalışacağım…

Tarotçular Buraya (Online Tarot Falı) Google

Tarotçular Buraya (Online Tarot Falı)

tarot cards Tarotçular Buraya (Online Tarot Falı)
Bayanların fala ne kadar meraklı olduklarını biliriz… Fal için çok paralar harcayan arkadaşlarımı bilirim.. Bence fal baktırmak için o kadar para vermeye gerek yok.
Ne demiş büyüklerimiz: Fala inanma falsız da kalma… Size ücretsiz online falları öneriyorum.
Sizde kısayoldan tarot falınıza baktırmak istiyorsanız sizin için çok güzel bir site buldum.
Bu sitede tarottan el falına, el falından kahve falına, kahve falından çiçek falına kadar bir sürü fal var…

Alti Sigma Seminer Notlari Google

21 Mart’ta altı Sigma uygulamasıyla ilgili Borusan’ın CEO’su Agah Uğur ve altı Sigma uygulama danışmanlarından Devrim Zümrütkaya, bölümde seminer verdi. Yine güzel ve çok yararlı bir seminer oldu. Gerçi bence önemli bir mesele olan, 6 Sigmanın uygulanmasına yönelik örnek bir vaka çalışması göstermeye vakit kalmadı, ama yine de çok yararlı bir seminerdi.

Bu arada, gerçek anlamıyla endüstri mühendisliği yapmak isteyen insanlara Borusan’da çalışmalarını şiddetle öneririm. Piyasadaki çoğu firmada, süreç geliştirme, kalite yönetimi, problem analizi tekniklerini kullanmak mümkün olmuyor. Borusan’ı bunları çok iyi uygulayan bir firma olarak gördüm.

Seminerin içeriğine ait notlarım aşağıda:

Yalın 6 Sigma Seminer

Borusan CEO Agah Bey
Devrim Zümrütkaya
Usta Siyah kuşak – Master Blackbell

6 Sigma nedir?
Sigmanın tarifini yapmalıyız önce. Bir popülasyonun standart sapmasını gösteren bir ölçüt.
Amaç varyasyonu ölçmek. Varyasyonu ölçerken hedefimiz müşteri ihtiyaçlarını ne ölçüde karşıladığımızı görmek.
Nasıl kullanıyoruz bunu?
Ortalama ve standart. Sapma miktarlarını gözlemleyerek buluyoruz. Bunun yoluyla müşteri isteklerinin ne ölçüde karşıladığımıza bakıyoruz.
Bu ne demek? Biz normalde hep ortalamalarla hareket ederiz. Ama 6 sigma dünyasında standart sapma çok önemli deniyor. Neden? Şimdi ben burada çok rahat gözüküyorum diyelim mutfakta. Ama sağ elimi uzattığımda elim fırına girebilir. Bu koldaki hareketlenmelerim benim standart sapmalarım. Ortalamada rahatı.m. Ama sapmalarda çok sorun oluşuyor. Standart sapmayı dikkate alamazsınız, müşteride şikayete sebep olursunuz.
İki elementi dikkate alır:
Süreç Performansı
Müşterinin beklentileri.
Çok temel olarak, 6 sigma şu: müşteri beklentilerini karşılarken, iş süreçlerinde ortaya çıkan varyasyonunun ölçülmesi ve bu sırada mükemmelliğe odaklanmak. Hem müşterinin sesini dinleyeceğim, hem de performansımı. Bunları sonra birleştiriyorum.

Teorik olarak bu şu:
Süreçlerin artı eksi 1.5 standart sapmayla sürüklendiğini varsayıyoruz. Bu anlamda 6 sigma milyonda 3 hata demek.
Örnek:
Yapılan fatura ödemelerinde gecikmeler kabul edilemez hatalar. Müşteri kızıyor.
En son hazırlanana 100 faturadan 15 tanesinin müşteriye yollanmadan önce düzeltildiği ortaya çıkmış.
Bu arada 3 tip hata görülmüş: yanlış adres, yanlış tutar, müşteri tutar hatası.
Toplamda 15 faturada 19 farklı hata var.

1. Birim başına hata yapma olasılığı: O: 3

2. Süreçten çıkan çıktı tutarını hesaplayınız N: 100
3. Yapılan toplam hata miktarı: D=19
4. Olasılık başına düşen hata: DPO = D/NO = 0.063
5. Milyonda kaç eder bu? Tablodan bakıyoruz. 63333
Kısa dönemde bu çok önemli görünmeyen hata.

Yalın nedir?
Toyotayla birlikte başlamış ayrı bir disiplin. Yalın 6 sigma, bu ikisinin birleşimi.
6 sigma varyasyona odaklanır. Yalın israfın eliminasyonuna odaklanır.
7 gereksiz israf:
Nakil
Stok
Hareket
Bekleme (eksiklerden, onaylardan, kuyruklardan kaynaklanan)
Fazla üretim
Fazla işlem (Müşterinin beklentisinden fazla işlem) Çikolatalı pasta isteyen müşteriye vişneli çikolatalı pasta
Hatalar

Diğer israf: iş gücü (verimsiz kullanılan personel)

Yalın yaklaşımın sonuçları:
düşük maliyet
yüksek kalite
teslim süresini hızlandırmak

İkisini birleştirince:
6 sigma:
varyasyon
DMAIC
iyileştirme
müşterinin sesi
kaliteye odaklanma

yalın:
değer akış
zaman tuzağı analizi
kaizen
5 S
süreç dengeleme

Metodoloji:
DMAIC ve DMEDI yaklaşımları
D: Define:
M: Measure
A: Analysis
I: Improve
C: Control

DMEDI:
E: araştır
D: develop
I: implement

Önce problemi tanımla, ölç, analiz et, vs.

DMAIC: mevcut süreçlerin iyileştirilmesi için kullanılır (incremental change)
DMEDI: yeni süreçlerin geliştirilmesi, yeniden yapılandırmalar
İkisinin de amacı getirilerin sürekliliğini sağlamak

Araçlar:
Tanımla aşamasında:
En başta proje bildirisiyle başlıyoruz. Fırsatlar, hedeflerimiz, kapsam, ekip hepsini, ne zaman bitireceğimizi ortaya koyuyoruz. Problemi mühendislik problemi haline getiriyoruz.
Ölçüm:
Analiz Fazı:
Kök neden analizi. Kök nedenlerin valide edilmesi, yani istatistiksel olarak bu kök nedenleri ispatlamalısınız.
Mesela bayanların boyu buradan baktığımızda, erkeklerin boyundan daha uzun diyorsunuz. Bunu istatistiksel olarak ispatlamalısınız.
Geliştir:
Valide ettiğin kök nedenlerin üzerine çözüm önerilerini getiriyorsun.
Kontrol:
Bu süreci kontrol edecek parametreler getiriyorsun.

Yalınla, bu aşamaların her birine yeni araçlar koyuyoruz:

DMEDI:
Bunlara ilave olarak kalite evlerini koyuyoruz. Müşterimin beklentilerini alıyorum. Fonksiyonel araçları belirliyorum.

Araçlardan birkaç örnek:
Tanımla içinde en kritik olan araç, proje bildirisi. Yani başlangıç noktam. Normal iş dünyasından ayrıldığım nokta bu. İş problemini alıp, bunu istatistiksel bir problem haline getiriyorum. Kapsam belli, parametreler belli. Bu ama düşünerek, masada çalışarak olmuyor. İki üç ay çalışmak gerekiyor. Veriye dayalı karar mekanizmaları oluşturuyoruz.
Bundan sonra SIPOC çok önemli. Customer output process input ve supplier. Yani her sürecin aslında bir müşterisi var. Kritik müşteri beklentilerini alarak sürecimizi ilerletiyoruz. Her an kendimi pozisyonluyorum. Farklı bir ses geldiğinde, bunu müşteri beklentisi haline getiriyorum. Müşteri sesi dinlemek, hem reaktif hem proaktif olmanızı gerektiriyor. Mesela müşteri bugün bana teslimatlarda geciktiğimiz söylüyor. Ben buna öyle mi, diyorum ve sormaya devam ediyorum. Kaç gün geç kalıyorum, ne kadar telefonlarınıza cevap vermiyorum. Ben bunu bilirsem, arkaya doğru sürecimi iyileştirmeye başlıyorum. Çünkü onu ölçecek dış parametrelerim var. Onun içinden geçtiği süreç var. Bunun girdileri var. Bir de bunların tedarikçileri var. Hem müşterinin sesine cevap vermek istiyorum, hem de sürecimi iyileştirmek istiyorum. Burada hata olasılıkları sürecin her yerinde yatıyor. Pınar ekmeği düşürse (McDonalds), ali eti geç pişirse.
Bundan sonra en önemlisi, süreç haritaları.

Ölçüm aşamasında en önemlilerinden biri operasyonel tanımlamalar. Eşim bana kahvaltılık tereyağı diyor, ben üzerinde kahvaltılık yazmadığı için onu almıyorum mesela. Öyle bir ölçüm yapacaksınız ki, o verilerin üzerine sonra karar vereceksiniz. O yüzden, operatörlerinize her şeyi tamamen tanımlamanız lazım.

En kritik şeylerden biri de şu: Gage R&R. Yani ölçüm sistemine bile güvenmiyorum. Mesela iki kişiye, şunu ölçün dedim. Biri mezureyle ölçtü, diğeri de başka bir cihazla ölçtü. İkisi de farklı değerler ölçer. Ayrıca operasyonel tanımı iyi yapamadım (nereyi ölçeceğimi söylemedim) buradaki ölçü, darmadağın olur.

Yalınla beraber gelen, değer akış haritası. Şirketimizin ve süreçlerimizin MR’ını çekiyoruz. Malzeme, bilgi akışını, operatörleri, kimin nereye ne zaman hangi bilgiyi taşıdığını, darboğazları, kısıtlamaları, her şeyi görebileceğiniz bir değer akış haritası.

Analiz tarafında:
Her türlü istatistiksel analiz aracını kullanıyoruz: ANOVA, hipotez, simülasyon. Amacımız kök nedenleri valide ediyor olmak.
Ürün ve süreç karmaşıklığı

Geliştir tarafında:
Beyin fırtınası, zihin haritası, kıyaslama, TRIZ yaklaşımları, ve bunlar gibi diğer zihin engellerini kıran araçları kullanıyoruz.

Kontrolde:
Bir araç FMEA: failure mode effect analysis. Yani öyle bir süreç geliştiriyorum ki, bu tasarladığım sürecin neresinde hatalar olabilir diye yeniden inceliyorum. Kontrol parametrelerini koyuyorum.

S: Stokları azaltmak için bizim bildiğimiz optimizasyon araçlarını mı kullanıyorsunuz, yoksa alternatif araçlar mı kullanıyorsunuz? Bu kolay mı?
C: Kullanıyoruz. Metodoloji, DMEIC’dir. Burada analizde optimizasyon aracını kullanabilirim. Genelde kullanılanları yazdım. Buraya isterseniz yeni araçları koyabilirsiniz.
S: Fakat yalın üretim küçük adım adım iyileştirmelere dayanıyor. Optimizasyon ise, büyük çaplı iyileştirmeler demek.
C: 3 aylık projeler de, 1.5 yıllık projeleri de biz 6 sigma ile alıyoruz. Kaizen yaklaşımımız bile, mini DMEIC şeklinde oluyor.
S: Problem tanımlamayı nasıl yapıyorsunuz?
C: İş tecrübeleriyle beraber veriyi koyuyoruz. Müşteri memnuniyetini etkileyen 5-6 veri var.
S: y=x kullanıyoruz demiştiniz problem tanımlarken, bir amaç fonksiyonu olarak?
C: Mesela fire azaltma projesi.

Agah Uğur:
Önce tamamlayıcı bir iki söz etmek istiyorum. Hayattaki her şey süreç. Süreçsiz bir şey olmuyor hayatımızda. Süreçlerin de iyileştirilmesi gerekiyor. Niye sapmayı azaltmak için. Bütün şirketler ortalamalarla yönetiliyor. Ben müşterime 17 günde teslimat yaparım. Ortalamalar müşteriyi utlu etmiyor. Kötü sapmalar, müşterinin mutluluğunu belirliyor. Ne kadar çok sapmayı azaltırsanız o kadar iyi.

İkincisi iyileştirme felsefesinde, bir şeyi iyileştirmeniz için onun tanımının iyi yapılması lazım. Müşteri size çok pahalısın diyor. Bu müşterinin sesi. Bunu bir duyabilmek bir beceri. Duyduktan sonra bunu eylem üretilebilir bir hale getirmek için, kritik müşteri gereksinimlerine dönüştürmek gerekiyor. Yani voice of customer. Şu üründe şu rakibe göre yüzde 7 daha pahalısınız. Bunu öğrendiniz mi, actionable event haline getiriyorsunuz. % 7 indirmem lazım fiyatı, bunu yapabilmek için, süreçlerimi iyileştirmem lazım. Dolayısıyla süreç yönetmek iş yönetmek demek.

İkinci mesajım, actionable hale dönüştürmek lazım.
S: Şirketlerde süreç bazlı yapılanma var diyebilir misiniz, yoksa standart fonksiyonel bazlı mı çalışılıyor.
C: Karışım demek daha doğru. Bir süreç bir çok fonksiyonu ilgilendiriyor. Ama 6 sigmayı uygulamak için mutlaka süreç yönetimini uygulamak lazım. İşin aslı bu oluyor. Bizde matris yapısı egemen.

6 sigmanın oyuncuları var:
deployment champion: sürecin yöneticisi
ana oyuncular – kara kuşaklar. projeyi yöneten insanlar
yeşil kuşaklar: kara kuşağa yardımcı olan, vakitlerinin %20’si civarını kendi işlerinin yanında o sürecin iyileştirilmesine ayırırlar.
finance red: o sürecin kar ettiğini doğrulayan bağımsız kişiler.
proje sponsoru: Projenin problemsiz gitmesi için idari yetkisini kullanan, vizyoner, super visor.
süreç sahibi: iş bittiği zaman, o sürecin sahibi olmayabiliyor. Proje bittiği zaman, onun aynı başarıyı sürdürmesi için sorumluluk verilen kişi.
Süreç sahipleri yönetici olmak zorunda değil.

Borusandaki 6 sigmaya geçiş şekli.
150 etkili, tecrübeli genç kişi seçildi. Kara kuşak eğitimleri ve uygulamaları yaptılar 2/3 sene projelerde çalıştılar. Daha sonra bunların her biri geldikleri yere terfi ederek geri döndüler. Bu arada yönetim kadrosunda boşluk oluşturabilmek için, ortalama yöneticilerimizin dörtte birini çok iyi olanaklarla emekli ettik.
6 sigma bizim tüm kurum kültürümüzü değiştirdi. Türkiye’de bu şekilde kalite yönetim anlayışını uygulan kimse yok. Genelde insanlara, bir mühendislik işi olarak görüyorlar, fakat kurumsal kültürü değiştirmeye sebep olmuyor.
Kara kuşak insanları tam zamanlı olarak süreç iyileştirmeye odakladık.
Toplam 2200 kişi bu işlerle uğraşıyor.
Bunlar geleceğimize büyük yatırım demektir.
%70-80 ciro artışlar yaşıyoruz. 2010 hedefimiz 5 milyar dolar. Şimdi 3 küsur milyar dolardayız.
Ancak 6 sigmayı uygularken, asla para kazanmadığımız işlere girmiyoruz.
S: 100 K dolar üzeri projeleri seçiyorsunuz. Proje seçim kriterleriniz nedir?
C: 4 açıdan bakıyoruz:
strateji lensimiz var. Stratejik olarak nerede olmak istiyoruz? Bir işi daha iyi yapmak için hedef konuyor, o sizin için bir geliştirme alanı olarak tanımlanıyor. Seçtiğiniz projenin bu alanı etkilediğini göstermelisiniz. Şu an buradayım, gelecekte şurada olmak istiyorum. O boşluğu nasıl kapatacağım?
Müşteriden gelen sesler var. Şunu yap, bunu yap.
Süreçlerimin sesi var. Oradaki eksiklerim neler?
Mali analiz. Nasıl değer yaratıyorum. Ekonomik katma değer. Acaba süreçlerimden mali tablolarımda nasıl değer yaratıyorum.

Bunun dördünün analiz edip sentez çıkardığınızda karar veriyoruz. Ama bunun bir formülü yok.
Mesela seçim kriterlerimizden biri, getiri efor matrisi. Minimum eforda maksimum getirili projelerim var. Bir de yüksek eforda maksimum getirisi olanlar vardır.

Google da Üst Sıralara NASIL Çıklır? Google

Google da Üst Sıralara NASIL Çıklır?

Image1 Google da Üst Sıralara NASIL Çıklır?
Bildiginiz Gibi Google’da Üst Sıralara Çıkmak Webmasterlar İçin Çok Önemli Bi Olgudur..Bunlar için gerek Siteler , Gerek Özel Yazılımlar Yapılmaktadır..Kimimiz SEO deriz , Kimimiz Güzel Tasarım Deriz..Evet Bunların Hepsi Bi Etken Ancak Sizin sayfanız Mynetten Güzel Olsun ve SEO olsun..Asla Mynet’i Geçemessiniz..Çünkü Mynet’i Günlük Tekil Kullanıcısıyla Hergün Hit’ini Arttırmaktadır..
Sizin’de Yapmanız Gerek HİT Kazamak..Nasıl Mı ?
- Toplistler
- Karşılıklı Backlink Değişimleri
Toplistler
Toplistler Sitelerimizin Google’da Çıkması için Çok Önemli Bi Etkendir..Pr3 üzeri Toplistler Sitemizi 2 -3 Gün İçinde Google’ın Indexlemesini Saglayabilir..Çünkü Google Bu Toplistlere Hitleri Fazla Oldugu İçin Hergün Ugrayip Indexlemektedir..Bizim Linkimiz Bu sitede Oldugu Sürece Google Dolaylı Olarak Bizim Siteye Geçmektedir ve İndexlemektedir..
Backlink
Backlinkerle Toplistler Gibidir , Fakat Daha Önemli Bi Etkendir..Pr’i Yüksel Bi Siteden Backlink Almanız Sizin Pr’ini Yükseltir..

“Daha Yeni Kayıtlar” “Ana Sayfa” ve “Önceki kayıtlar” ı icon haline getirme Google

“Daha Yeni Kayıtlar” “Ana Sayfa” ve “Önceki kayıtlar” ı icon haline getirme

önceki daha yeni kayıtlar,anasayfa ikon değiştirme
“Daha Yeni Kayıtlar” “Ana Sayfa” ve “Önceki kayıtlar” yazılarını icon haline getirmek ister misiniz? Bu ziyaretçilerinizin daha kolay önceki yazılara ulaşmasını sağlayacaktır.
İstediğiniz resimleri ekleyebilirsiniz. Böylece size özgün bir sayfa yaratmış olacaksınız. Aşağıda bir örnek var:

önceki, sonraki,ana sayfa

İlk önce göstermek istediğimiz iconları bir siteye yüklüyoruz. (imageshack bu konuda oldukça iyi.) Daha sonra Yerleşim> Html’yi düzenle ye geliyoruz ve Widget şablonlarını genişlet’e tıklıyoruz.
Html kodlarımızda aşağıdaki koda benzer kodları buluyoruz. Kırmızı kodları arayarak kolayca bulabiliriz.

<div id='main-wrapper'>
<b:section class='main' id='main' showaddelement='no'>
<b:widget id='Blog1' locked='true' title='Blog Posts' type='Blog'>
<b:includable id='nextprev'>
<div class='blog-pager' id='blog-pager'>
<b:if cond='data:newerPageUrl'>
<span id='blog-pager-newer-link'>

<a class='blog-pager-newer-link' expr:href='data:newerPageUrl'
expr:id='data:widget.instanceId + "_blog-pager-newer-link"'
expr:title='data:newerPageTitle'><data:newerPageTitle/><br/></a>
</span>
</b:if>

<b:if cond='data:olderPageUrl'>
<span id='blog-pager-older-link'>
<a class='blog-pager-older-link' expr:href='data:olderPageUrl'
expr:id='data:widget.instanceId + "_blog-pager-older-link"'
expr:title='data:olderPageTitle'><data:olderPageTitle/><br/></a>
</span>
</b:if>

<b:if cond='data:blog.homepageUrl != data:blog.url'>
<a class='home-link' expr:href='data:blog.homepageUrl'><data:homeMsg/></a>
<b:else/>
<b:if cond='data:newerPageUrl'>
<a class='home-link' expr:href='data:blog.homepageUrl'><data:homeMsg/></a>
</b:if>
</b:if>
</div>

Açıklama: newerPageTitle kodunu düzenlerken “Daha yeni kayıtlar”ı düzenlemiş oluyorsunuz.
olderPageTitle kodunu düzenlerken “Önceki kayıtlar”ı düzenlemiş oluyorsunuz.
HomeMsg kodunu düzenlerken “Ana Sayfa” yı düzenlemiş oluyorsunuz.

Kodları bulduktan sonra

<img src='http://i259.photobucket.com/albums/hh283/boy_proDX/home.png' title='ANA SAYFA'/>

Kırmızı kodları silip yukarıdaki kodu düzenleyip yapıştırıyoruz.
Düzenlemeyle ilgili açıklama:

Mavi link yerine iconunuzun(yüklemek istediğiniz resmin) URL’sini,

Yeşil kod yerine’de açıklama yı giriyoruz. Önceki Kayıtlar, Ana Sayfa , Daha Yeni Kayıtlar olarak…

http://tambirblog.blogspot.com/

İcon bulamadıysanız, yakın zamanda bu yazıyla ilgili iconları blogumda bulabilirsiniz…

a posteriori fallacy Google

Y olayının, X olayından sonra gelmesi nedeniyle, Y’in nedeninin X olduğu şeklindeki hatalı bir sonuç çıkarma. Böyle bir nedensel ilişki gerçekten olabilir, ama sadece iki olayın birbirini izlemesi, aralarında nedensel bir ilişki olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir.

Google

1457908398 d2ba9382b4
, originally uploaded by K_iwi.

Program sitesi izlesene, yahoo ve youtube hakkında video ve makalelere yer veren sitedir. Sitemizdeki makaleleri kopyalamak yasaktır.

youtube Ana Sayfa Kullanıcı Sözleşmesi Hakkımızda Yardım İletişim